Olba 2012 Kazı Dönemi

Olba’da Roma İmparatorluk Dönemi yerleşimini temsil eden başlıca anıtsal yapılardan biri olan tiyatroda kazılara 2010 yılında başlanmış ve 2011 yılında da çalışmalara devam edilmiştir. Bu kazılarda yapının skene binasının doğu kesimi ortaya çıkartılmış ve skene’nin cavea’ya bakan cephesinin bir scaenae frons düzenlemesine sahip olduğu anlaşılmıştı. Olba tiyatro kazılarının 2012 yılındaki çalışmalarında ise skene binası, proskene, orchestra, cavea elemanlarının mimari bağlantılarının niteliğini belirlemek; yapıyı bir bütün halinde ortaya çıkartmak amaçlanmıştır. Kazılar sonucunda, Olba tiyatrosunun on bir basamaktan oluşan oturma sıraları büyük ölçüde açılmış, orchestra’nın yarım daire planlı ve yaklaşık 19 m çapında olduğu belirlenmiştir. Cavea’nın bugün görünen bölümü doğal zemin (kaya) üzerine yerleştirilmiş görünmekle birlikte, gelecekte yapılacak kazı çalışmaları bu elemanın yapısal özelliklerini daha net olarak aydınlatacaktır.

Yapının skene binası, dikdörtgen planlı ve biri ortada, diğeri iki yanda olmak üzere toplam üç girişe sahip olduğunu kazılar sonucunda belirlenmiş bulunmaktadır. Scaenae Frons, simetrik biçimde yerleştirilmiş iki yarım daire planlı aedicula’ya sahip bulunmakta ve Korinth düzenindeki sütunların oluşturduğu mimari düzenlemeyi içermektedir. Bunların stil özellikleri bölgedeki Severuslar Dönemi mimari bezemelerine uygunluk göstermektedir.

Olba tiyatrosunun statik ve strüktürel sorunlarına çözüm getirmek amacıyla bir yerinde koruma projesinin hazırlanmasına 2012 çalışma dönemi kapsamında başlanmıştır. Böylece yapının mimarisi hassas biçimde belgelenmiş ve malzeme analizlerinin yapılarak, doğru koruma önlemlerinin alınması için gereken yöntemler belirlenmiştir. Bunun için hazırlanan koruma projesi 2013 yılında gerçekleştirilmesi öngörülen uygulaması öncesinde Adana Kültür Varlıkları Bölge Kurulu’na sunulmuş bulunmaktadır.

Tiyatro kazısı sırasında seramik, metal, cam ve sikke buluntuları ele geçmektedir. Bunlar, toplu halde incelendiklerinde ve özellikle de sikke buluntuları ışığında değerlendirildiklerinde, Geç Roma İmparatorluk ve Erken Bizans Dönemleri’ne işaret etmekte ve tiyatronun MS VII. yy’da son bulan kullanımını yansıtmaktadır.

Seramik buluntuları, çoğunlukla kaba mutfak kaplarından, amphora ve çeşitli formlardaki küp parçalarından oluşmaktadır. Çok sayıda demir ve bronz çivi ve inşaat aksamının yanısıra, cam kandiller için kullanılan bronz fitil tutucularına sıklıkla rastlanmaktadır.

Tiyatro kazısında ele geçen cam buluntular, MS IV.yy ile VII. yy arasındaki döneme ait örneklerdir ve çoğunlukla kandil, kadeh ve pencere camlarından oluşmaktadır. Ankara Üniversitesi’nden Dr. Ali Akın Akyol ile “Olba Cam Buluntularının Arkeolojik ve Arkeometrik Analizi” başlıklı bir proje başlatılmıştır.

Bu çalışma ile elde edilecek veriler, sadece Olba’da değil, Cilicia’da cam kullanım ve üretimi konusunda yeni bilgiler sağlayacaktır. Analiz için alınan cam örnekleri üzerindeki çalışmalar, Ankara Üniversitesi, Başkent Meslek Yüksek Okulu’nda sürmektedir.

Olba, genel olarak Cilicia kentleri gibi Hıristiyanlığın oldukça güçlü olduğunu gösteren arkeolojik kalıntılara da sahiptir. Bunların arasında V. yy sonlarına tarihlenen ve Şeytanderesi Vadisi’nde yer alan manastır yapısı özel bir öneme sahiptir.

Manastırda 2011 yılında başlayan kazılarda yapının içinde yer alan ve toprakla dolu olan tonozlu mezar temizlenerek, mezarın güneyinde M1 açmasıyla çalışmaya devam edilmiştir. Kazılar, 2012 yılında iki açmayla (M2 ve M3) sürdürülmüştür. Yapılan çalışmalar sonunda, manastırın mimarisine yönelik yeni bilgilere ulaşılmıştır. Buna göre, manastırın merkezî, her iki katta da iki ayrı mekândan oluşan iki kattan oluşmaktadır. Üst katta güney bölümde yer alan apsisnedeniyle önceden de buranın manastıra ait bir kilise olduğu biliniyordu. Ancak alt kat, tümüyle toprak altındaydı. Kazı sonucunda mimarisi hakkında ayrıntılı bilgi edinilebilen alt kat, yapı tekniğinden V. yy’a ait olduğu belirlenen bir duvarla ikiye ayrılmaktadır. Alt katın her iki mekânına girişler, batıda yer alan koridordan sağlanmaktadır.

Kuzeyde yer alan dikdörtgen planlı mekânın doğusunda ana kayadan oluşturulan oyuklar ve buranın tabanının da ana kaya olarak bırakılması, buranın manastırın mahzeni olmasını düşündürmektedir. Olba’da manastıra ait bir işliğin de bulunması, öneriyi güçlendirmektedir.

Güneyde yer alan mekân ise doğrudan kilisenin alt katını oluşturmaktadır. Bu, dikdörtgen plana sahip bölüm, mahzen olarak nitelendirdiğimiz komşu mekânın tersine bilhassa düzenli taban döşeme taşları ile dikkat çekmektedir. Aynı biçimde, yan mekânda bulunmayan bir kemerli giriş de söz konusu odanın ilginç bir başka özelliğidir. Yine bu odadan girilmesi lâzım gelen inziva odası, burayı dinsel kullanım amaçlı oluşturulan özel bir mekâna dönüştürmektedir.

Manastırın tabanında farklı biçimlere sahip opus sectile döşemelerin kullanıldığı, önceki yıllarda gerçekleştirilen çalışmalarımız nedeniyle bilinmektedir. Alt kat güney odasının tabanında ortaya çıkarılan dikdörtgen taşlarla döşeli taban ve tesserae, manastırda opus sectile, mozaik, ana kaya ve kesme taşlardan oluşan dört değişik taban döşemesinin kul-lanıldığını göstermektedir. Yapılan kazılarda bulunan çok sayıda çatı kiremiti arasındaki haç kabartmalı kiremitler, manastırın çatı örgüsü üzerine yeni bilgiler sunmaktadır.

Manastırda yapılan bir diğer çalışmayla inziva odasının üzerinden üst kata çıkan merdiven basamakları temizlenmiştir. Manastırın güney girişinde yer alan ve ana kayadan yararlanılarak oluşturulan on basamak, bitki örtüsü ve topraktan temizlenerek mimari çizim için uygun hale getirilmiştir. Yine, manastır duvarının dışında (güneybatı köşesinde) kanalla manastıra bağlı bulunan su teknesinin içi, topraktan tümüyle temizlenmiş, bu çalışmada değişik dönemlere ait çok sayıda sikke bulunmuştur.

Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü yüksek lisans öğrencileri, arkeolog Yavuz Yeğin manastırın plastik buluntuları ve ana mekânı üzerine öneriler ile arkeolog Ebru Erdoğan manastırın çatı örgüsü üzerine çalışmalarını yüksek lisans tez konusu olarak Prof. Dr. Emel Erten’in danışmanlığında hazırlamaktadır.

Olba’da yıllardır yapılan arazi incelemeleri yerleşim ve nekropolis alanları içinde çok sayıda kaya kült yerinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Bunlar, kayaya oyulmuş çeşitli boyutlardaki nişlere, basamaklara, kaya çanaklarına, sekilere, odalara; hatta kapılara; kimi zaman duvarlarla birbirinden ayrılan mekânlara sahip bulunmaktadırlar.

Olba’daki kaya kült yerlerinin kazılarının yapılarak, bunların arkeolojik belgelemelerinin yapılması ve kullanım tarihlerinin belirlenmesi için ilk kazı sezonu olan 2010 yılından beri çalışmalara başlamıştır. Olba 2012 Kült Yeri çalışmaları, Akropolis Güney yamacında iki farklı noktada ve Akropolis Doğu yamacında olmak üzere toplam üç kesimde sürdürülmüştür .Olba Kazıları, 2011 yılında ilk sayısı ile yayın hayatına başlayan ve 2012’de ikinci sayısı çıkan “Seleucia ad Calycadnum” dergisini bilim dünyasına sunmuştur.

Ayrıca arkeoloji bölümü öğrencisi Burak Erdem’in çalışmalarıyla hazırlanan Olba kazısının web sitesi; http://www.olbakazilari.com olarak 2012 Aralık ayında yayına başlamıştır.

Olba Kazısına, Prof. Dr. Emel Erten, Okt. Murat Özyıldırım (MA), doktora öğrencisi Öğr. Gör. Tuna Akçay (MA), yüksek lisans öğrencisi arkeologlar; Tayfun Eşki, Ebru Erdoğan, Zeynel Şimşek, Yavuz Yeğin, Muzaffer Yılmaz ile arkeoloji ve mimarlık bölümü öğrencileri katılmıştır.

          Fotoğrafların büyük halini görmek için fotoğrafları tıklayınız..

olbakazi2012.1 olbakazi2012.2 olbakazi2012.3

olbakazi2012.4 olbakazi2012.5 olbakazi2012.6

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

comprar lovegra kamagra gel cialis generico viagra pfizer kamagra gel viagra generico cialis precio cialis sin receta viagra o cialis precio viagra viagra precio levitra uk cialis generic kamagra gel kamagra 100mg cheap cialis uk cheap levitra uk