Category Archives: 2011 Kazı Dönemi

Olba 2011 Kazı Dönemi

Emel Erten – Tuna Akçay – Murat Özyıldırım

Mersin Silifke Olba 2011 kazıları kapsamında akropolisin kuzey batı eteğinde, nymphaeum’un bitişiğinde yer alan tiyatronun skene binasında 2010 döneminde başlatılan çalışmalara devam edilmiştir. Skene-orchestra-cavea’nın mimari yapıları ve bağlantılarının niteliğini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca, geçen yıl varlığı belirlenen scaenae frons düzenlemesi konusunda da daha ayrıntılı bilgilere sahip olmak hedeflenmiştir. Çalışmalar sonucunda, tiyatronun bir skene binasının ve onun mimari plastik elemanlarla, yarım daire planlı aedicula’larla bezeli cephe duvarının (scaenae frons) yanı sıra bir de proscenium elemanının bulunduğu anlaşılmıştır. Scaenae frons’a ait birçok üst yapı elemanı, Korinth düzeninde başlıklar vb. mimari plastik eleman üzerinde yapılan ön çalışmalar sonucunda, tiyatronun bölgede Severus’lar Dönemi’ne özgü sayılan stilde mimari bezemeye sahip olduğu belirlenmiştir. Önümüzdeki yıllarda tiyatroda yapılacak kazı çalışmalarının sürdürülmesi, scaenae frons’un tam bir mimari rekonstrüksyonunu yapmayı olası kılacaktır.

Olba Tiyatrosu’nda yapılan 2010 kazılarında olduğu gibi, 2011 yılında da çok sayıda kiremitinin bulunması, skene binasının ahşap iskele üzerine kiremit örtülü olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kiremitler türdeş özellikte dikdörtgen formlu düz levhalar ve onları bağlayan kapama kiremitlerinde oluşmaktadır. Seramik buluntular ise, büyük ve kaba mutfak kapları, küpler ve amphoralardan meydana gelmektedir. Ayrıca pişmiş toprak kandillere ait parçalar, cam, metal ve sikke buluntuları da ele geçmiştir. Bunların en geç tarihli olanların, MÖ 7.yy’a ait olması; tiyatronun ve/veya tiyatro alanının kullanımının tarihinin de MS 7.yy’a dek sürdüğünü göstermektedir.

Olba’da Erken Hıristiyanlık Dönemi arkeolojik anlamda en fazla veri sağlayan dönemlerden biridir. Bu kapsamda, kentin en iyi tanınan yapılarından biri de bazilikal planlı kilisedir. Kilise alanında, kilise yapısına ait olmayan birçok antik yapı kalıntısının da yer alması, bu alanın Roma İmparatorluk Dönemi içinde yoğun yerleşime sahne olduğunu göstermektedir. Özellikle, söz konusu kilisenin Olba tiyatrosu ve nymphaeum’la çok yakın konumda olması, kilise alanının kent içindeki merkezi niteliğini vurgulamaktadır.

Olba 2011 çalışma döneminde kilise alanında yapılan çalışmalar, daha erken tarihli olan bu yapının nitelik ve işlevini belirlemeyi amaçlamıştır. Bu kapsamda, kilisenin güneybatı kesiminde yer alan apsis, kemer kalıntılarından yola çıkılarak belirlenen kazı alanında çalışmalara başlanmıştır. Bu alanda 2011 yılında yapılan kazı çalışmaları, çok yoğun bir kireçtaşı yapı blokları, mimari plastik, çatı kiremiti dolgusuna işaret etmekte; kilisenin yapılış evresi öncesinde bir Roma yapısının varlığını düşündürmektedir. Ancak, kilisenin büyük ölçüde bu erken yapıdan devşirilen malzemelerle yapılmış olması, onun büyük ölçüde tahrip olmasına da yol açmış bulunmaktadır. Söz konusu Roma yapısının niteliğini belirlemek üzere kazı çalışmalarına devam edilecektir.

Olba’da Doğu Vadi’sinin doğu yamacında yer alan manastırda ilk bilimsel kazı, 2011 yılında yapılmıştır. Çalışma, tonozlu mezarın güneyden girişinde 4×4 m’lik açmada gerçekleştirilmiş ve ayrıca tonozlu mezarın içindeki dolgu toprak da tümüyle temizlenmiştir. Şimdiye kadar tonozlu mezarın içinde bir adet mezar yeri tespit edilmişti. Ancak temizlik çalışmaların sonucunda bu mezarın tek olmadığı, yine doğu – batı doğrultusunda bulunan iki ayrı mezar yeriyle birlikte toplam üç mezarın burada yer aldığı ortaya çıkarılmıştır. Mezarların daha önceki dönemlerde açılmış olduğu anlaşılmış, ancak Mezar 2’de dağınık halde insan kemikleri bulunmuştur. Bunların Doç. Dr. Okşan Başoğlu tarafından incelemesi yapılarak, 1.70 m civarında boya sahip, 19 yaşlarında bir gence ait olduğu saptanmıştır ve Olba’da bulunan diğer insan kemikleriyle birlikte yayına hazırlanmaktadır.

Açmada ise genel olarak manastırın tarihlenmesine paralel tarihlenebilen ve dolayısıyla ikincil kullanım olmayan MS 5. yy’a ait, taş işçiliği gayet kaliteli Korinth sütun başlığı gibi mimari parçalar ele geçmiştir. Öte yandan önemli bir sonuç olarak açmada geniş bir yangın tabakasının gözlemlenmesi, manastırın büyük bir yangın sonucunda tahrip olduğunu ortaya koymuştur. Ulaşılan tabanda ana kayanın düzlenerek taban haline getirildiği görülmüştür. Ancak bulunan değişik biçimli opus sectile parçaları manastırda taban döşeme biçimlerinin farklı olduğunu ortaya koymuştur. Manastırdaki ilk kazı sonuçlarına ait ayrıntılı bir yayın, M. Özyıldırım tarafından hazırlanmaktadır.

Olba’da 2001 yılından başlayarak yapılan yüzey araştırmaları sırasında dikkat çeken kesimlerden biri de Doğu Vadisi’ndeki mezar kompleksidir. Kemerli bir lento ile taçlanan ve çeşitli mekan ve mezar odalarına sahip farklı mezar tiplerinin bir arada olduğu kompleks biçimindeki bu kaya mekanı, iç içe üç odadan oluşmaktadır. 2011 kazı döneminde burada yapılan kazılar sonucunda, kompleks içindeki Orta Mekân’da yer alan arcosolium’un kapağı toprak altından çıkarılmıştır. Kapağın ön cephesinde kazıma tekniği ile yapılmış yer yer tahrip olmuş daire içinde haç kabartması tespit edilmiştir. Bunun yanında kapakta bir de yazıt bulunmaktadır. Yunanca yazıt Geç Antik Çağ karakterindeki harflerden oluşmaktadır. Yine Orta Mekân’da yapılan çalışmalar sonucunda Olba’da daha önce tespit edilmemiş bir mezar tipine daha rastlanmış bulunmaktadır. Arcosolium mezara ait kapağın bulunduğu alanda etrafı taş bloklarla çevrilmiş bir kiremit mezar kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır.

Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Haberler Dergisi, Mayıs 2012

          Fotoğrafların büyük halini görmek için fotoğrafları tıklayınız..

olbakazi2011.1 olbakazi2011.2 olbakazi2011.3

olbakazi2011.4 olbakazi2011.5 olbakazi2011.6

olbakazi2011.7 olbakazi2011.8 olbakazi2011.9

comprar lovegra kamagra gel cialis generico viagra pfizer kamagra gel viagra generico cialis precio cialis sin receta viagra o cialis precio viagra viagra precio levitra uk cialis generic kamagra gel kamagra 100mg cheap cialis uk cheap levitra uk